ABD, MOM ve MOK stratejisine mi dönüş yapıyor? – Ersin ÇAKSU

0

Rojava’yı Türk devleti ve ona bağlı çetelere “vaadedilmiş topraklar” olarak sunmaya çalışan ABD, Suriye iç savaşının başında radikal gruplar üzerinde kurduğu stratejisine mi dönüş yapıyor?

2011 yılında Suriye’de iç savaşın başlamasıyla radikal-ılımlı Sünni grupları desteklemeye başlayan ABD, bu gruplardan istediği randımanı alamayınca 2014 yılında Kobanê savaşında Kürtlerle ilişki geliştirme ve Suriye’de varlık göstermeye başladı. Ancak “Suriye muhalefeti” adıyla hareket eden gruplara desteğini de farklı şekillerde devam ettiren ABD, şimdi bu gruplar üzerine yeniden oyun kurmaya hazırlanıyor.

DAİŞ’in YPG/YPJ öncülüğündeki Demokratik Suriye Güçleri (QSD) tarafından yenilgiye uğratılması ve Kuzey-Doğu Suriye’nin istikrara kavuşmasıyla ABD bir anda Türkiye’nin etrafında topladığı DAİŞ ile El Nusra gibi radikal cihatçılardan oluşan bu gruplara Kuzey-Doğu Suriye’yi işgal etme zemini sundu.

ÇETELERE VAAT EDİLEN KÜRT TOPRAĞI!

ABD’nin bölgede ne yapmaya çalıştığı sorusu hala sık sık soruluyor. Ancak ABD’nin hiçbir zaman bu gruplarla ilişkisini kesmediği ve yardım etmeye devam ettiği biliniyor. Türkiye’nin etrafında topladığı ve Suriye Milli Ordusu (Ceyşül Watanî) adını verdiği bu gruplarla yeni hesapların içine giren ABD, Türk devleti himayesindeki bu gruplara, Rojava’yı, “vaadedilmiş topraklar” sunmaya çalışıyor.

TRUMP’IN AÇIKLAMALARI

Türk Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın tüm Rojava’yı işgal etmek için Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kuruluna taşıdığı 32 kilometre derinliğindeki işgal bölgesi ile ABD Başkanı Donald Trump’ın “Petrolü güvenceye aldık. Kürtler yeni topraklarına taşınacaklar” sözleri aynı düzleme işaret ediyor.

RADİKAL GRUPLARA ‘TAVİZ VERİN’ İDDİASI

Diğer yandan geçtiğimiz günlerde ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Kuzey-Doğu Suriyeli yetkililere “Türkiye’nin desteklediği bu gruplara taviz verme” teklifi yaptığı yine ABD basınında yer aldı. ABD, bölgeden “çekilme” kararı sonrası Rusya ile Suriye rejim güçlerinin bölgeye gelmesi sonrası daha büyük güçle tekrar dönüş yaptı.

ESKİ STRATEJİYE DÖNÜŞ MÜ?

Suriye savaşının başlamasından sonra rejimi devirmek için güneyde ve kuzeyde ABD öncülüğünde kurulan müşterek askeri operasyon odaları (Ürdün’de MOK, Türkiye’de MOM) içerisinde yer alan grupların çoğu şu anda Milli Ordu etiketiyle Rojava’ya saldırıyor. ABD’nin çoğu El Kaide, DAİŞ, selefi ve İhvanı Müslüm çizgisindeki bu gruplara yeniden alan açmaya çalışması baştaki Suriye politikasını güncellenme çabası olarak yorumlanıyor.

REJİMİ DEVRİME BEKLENTİSİ

MOK ve MOM’da bir çatı altında toplanana grupların en büyük destekçileri ABD, Türkiye, Suudi Arabistan, Ürdün ve Katar’ın yanı sıra Avrupa ülkeleriydi. Silah desteğinin sağlandığı bu gruplara siyasi, diplomatik, propaganda ve ekonomik destek verilen bu grupların güneyden ve kuzeyden Şam’a yürümesi ve rejimi devirmesi bekleniyordu.

ABD SÖZ KONUSU GRUPLARA DESEĞİNİ SÜRDÜRDÜ

El Nusra, DAİŞ, selefilik ve İhvan-ı Müslim çizgisindeki bu gruplar başarısız olup yok olmanın eşiğine gelse de ABD bunlara desteğini çeşitli şekillerde devam ettirdi. Bu gruplar bir bir tasfiye olup İdlib’e, yani Türkiye’nin himayesine taşındıklarında da ABD bu grupların birçoğuyla ilişkilerini sürdürdü ve şimdi de Türkiye’nin işgaline izin vererek Rojava’yı radikal çete gruplarına vaadediyor!

TERÖR GRUPLARI

Türkiye’nin Ceyşül Weteni (Suriye Milli Ordusu) adı altında bir araya getirdiği bu grupların büyük kısmı ABD’nin “terör örgütleri” listesindeki El Nusra ile hareket ederken, büyük bir kısmı da DAİŞ’lilerden oluşuyor. Fakat buna rağmen ABD, Türkiye’nin bu gruplar üzerinden bölgeyi işgal etmesine destek vererek, savaşın başındaki stratejisine dönüş yapıyor.

BAŞARISIZLIKLA SONUÇLANAN BİR POLİTİKA

MOM ve MOK’ta yer alan ve 2013 yılında da birçoğu “başarısızlıkla” sonuçlanan eğit-donat programına alınan gruplardan ABD’nin silah-finans ve lojistik destek verdiği grupların birçoğu şu anda Erdoğan’ın “Milli Ordusu”nda yer alıyor. ABD’nin de desteğini kesmediği o gruplardan bazıları şunlar:

– Liwa El Mutesim: ABD’nin hafif ve orta ağırlıkta silah desteğinde bulunduğu bu grubun merkezi Halep’in kuzeyindeki Marê’dir. Eğitim desteği de verilen bu grubun elinde M16, M249, M224, M252 ve Bruning M2 gibi silahların yanı sıra zırhlı araçlar da bulunuyor. Sayıları 1500 ile 2000 arasında olduğu tahmin edilen bu grubun 18 Haziran 2017’de Pentagon’dan aldığı eğitim fotoğrafları da paylaşılmıştı. Bu çete yapısı daha sonra Efrîn’e yönelik işgal saldırılarında da yer aldılar.

– Firqet El Şemaliye: 2012 yılında İdlib’in Kefer Nubul kasabasında Faris El Beyuş tarafından kurulan bu grubun önceki adı Liwa Fursan El Heq’ti. ABD ve Suudi Arabistan’dan BGM-71 silah desteği aldılar. Doğrudan CIA’den destek alan bu grup, El Nusra’ya da destek verdiler. 2014 yılında dört grupla birlikte Feyleq El Xames’i kuracaklarını açıkladılar. Ancak Haziran 2015’te El Nusra öncülüğünde kurulan ve İdlib’i düşürmekle sonuçlanan Ceyş El Fetih çatı yapısı içesinde yer aldılar. 2016’da Firqa-13 ve Liwa El Suqur’la birlikte Özgür İdlib Ordusu’nu kurdular. Şêx Meqsûd saldırıları ve Efrîn işgalinde yer aldılar.

– Ceyş el İslam: MOK’ta yer alan temel oluşumlardan biri olan bu grup daha çok Suudi Arabistan’dan destek alıyordu. Selefi ideolojideki bu grup, 2011 yılında Doğu Guta’da kuruldu ve başında Zehran Eluş bulunuyordu. 2013 yılında “Suriye muhalefetinin en büyük grubu” ünvanını da alan bu çete yapılanması, Halep ve İdlib’te El Nusra ile birlikte ortak operasyon odaları kurdu. 15 Temmuz 2017 tarihinde Suriye Ulusal Ordusu’nun kurulması için kendilerini feshettiklerini duyurdular. Zehran Eluş’un öldürülmesinin ardından yerini alan kardeşi Muhammed Eluş, Cenevre ve Astana toplantılarında boy gösterdi. Doğu Guta’dan çıkarılmalarının ardından Efrîn ve Bab’a yerleşmeye başladılar.

– 9’uncu Firqa (Özel Kuvvetler): 26 Ocak 2014 tarihinde kuruldu. İlk oluşumlarında Pentagon’a bağlı Hezim Hareketi içerisinde yer alıyorlar. İhvanı Müslim çizgisindeki bu yapı, Halep civarında El Nusra’nın saldırılarına maruz kaldıktan sonra Pentagon’un kendilerine verdiği silahlar, El Nusra’nın eline geçti. Dağılma sürecinden sonra Türk devleti onları bir kez daha örgütledi. MOM destekli bu grubun 600 ile 1000 arasında çetesi olduğu tahmin ediliyor. Ellerinde tank, zırhlı araçlar, çeşitli kalibredeki toplar, termal roketler ve TOW füzeleri bulunan bu çeteler Efrîn işgaline de katılmışlardı.

– Sultan Murad Tugayı: Türk MİT’inin daha 1998 Adana Anlaşması sonrası yatırım yapmaya başladığı bu çete yapılanması ismini Osmanlı Sultanı II. Murat’tan alıyor. Resmi olarak 2013 yılında kurulan bu çete yapılanması da MOM bünyesinde ABD desteğine mazhar olan gruplardan. El Nusra ile birlikte Halep’in Fethi çatı yapılanması içerisinde yer aldı. Türk devletinin gölgesine semirilen bu yapıya sınır kapıları ve sınırın 5 kilometre derinliğindeki alanlar bahşediliyor. Fehim İsa ve Serbend Ehmed gibi isimlerin çetebaşlığını yaptığı bu yapı, Uluslararası Af Örgütü ve Birleşmiş Milletler tarafından sivilleri öldürmekle suçlanan örgütler arasında yer alıyor. Bu yapının birçok üyesi eski DAİŞ’lilerden oluşuyor.

– Feylaq el Şam (Şam Lejyonu): 2014 yılında 19 farklı İslamcı örgütün bir araya gelmesiyle kuruldu. İhvanı Müslim çizgisindeki bu yapının başında Yaser Abdurrahim bulunuyor. El Nusra ile birlikte hareket ettiler. Halep, Humus, Şam ve İdlib’te faaliyet yürüttüler. Bünyesineki Lîwa El Hezmê, Lîwa Ebe Ûbeyde Bin Cerah, Lîwa El Temkîn, Lîwa Heneno, Lîwa Hetîn, Lîwa Îbad El Rihman, Lîwa El Furqan, Tecemuh Siqûr El Îslam, Lîwa El Mûcehêdîn, Keteêb El Emced, Lîwa Nûsrêt El Îslam, Lîwa Eşbel El Eqîdê, Lîwa Mexewîr El Îslam, Lîwa Isûd El Îslam, Lîwa Sîham El Heq, Lîwa El Fetêhîn, Lîwa Mexewîr El Cebel, Lîwa El Îmen, Lîwa Ensar Idlib ve Lîwa Cund El Heremeyn gibi çete yapıları üzerinden MOM ve MOK’tan destek aldı. Şêx Meqsûd saldırıları ve Efrîn işgalinde yer aldılar.

– 51’inci Liwa (Liwa 51): Eylül 2015’te kurulan bu yapı, “DAİŞ’le mücadele” edeceklerini iddia etti. Başında İdlibli Heysem Cemil Afesi’nin bulunduğu bu çete yapılanmasının elinde çeşitli ağırlıkta silahların yanı sıra mayın temizleme ekipleri de bulunuyor. Afesi, şimdilerde Erdoğan’ın Milli Ordusu’nun genel sorumlu yardımcılığını yapıyor. Cenevre toplantılarına “muhalefeti” temsilen gönderildi.

CEVAP BIRAKIN

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz