Faşizmin Çöküş Sürecinde Olasılıklar – 2

0
türkiyede faşizm ile ilgili görsel sonucu

İblid’te varlığını sürdüren TC destekli çetelerin yanında Suriye’nin önemli bir bölgesinin işgal altında tutuyor olması TC’nin Suriye ile sıcak bir savaş ihtimalini sürekli canlı tutmaktadır. Suriye’nin yıllar süren ve oldukça ağır olan iç savaşın ardından bazı bölgelerini TC’ye ya da ona bağlı çetelere terk etme ihtimali yoktur. Suriye güçlendikçe TC ile zıtlaşma seviyesi de yükselecektir. Rusya ve İran’ın desteğine sahip Suriye rejimiyle açık bir savaş girmesi Rusya ile güncel ilişkileri nedeniyle pek olası gelmeyebilir ama unutulmamalıdır ki bu ilişkiler oldukça kaygan bir zeminde kurulmuştur ve Rusya’nın Suriye rejimine yaklaşımı çok daha stratejiktir. Ayrıca daha 2015’te Rusya ile ilişkiler pamuk ipliği seviyesindeydi ve Rusya’nın o dönem başlattığı ambargoların bir kısmını hala bile kaldırmış değildir. Böylesi bir savaş olasılığında ABD’nin alacağı tavır müphemdir. ABD Türkiye’yi daha fazla bağımlı hale getirmek için bu çatışmaya başlarda sadece izleyici kalabilir. Ya da Rusya ile hegemonik mücadelesinde Türkiye’yi bu savaşa daha fazla da sürükleyebilir. 

Aynı savaş tehlikesi ABD-İran ilişkilerinin gerginleşmesiyle beraber Başurê Kürdistan çerçevesinde de gelişebilir. ABD-İsrail İran’la hesaplaşmalarını AKP-MHP faşizmi aracılığıyla yapabilirler. İran’ın TC’nin işgal hareketlerini buna hazırlık olarak ele alması ki işgalin bu yönlü bir arka planı göz ardı edilemez bile ciddi bir savaş ihtimalini doğurur. ABD’nin bu durumda her iki güçte iyice zayıfladıktan sonra duruma müdahil olması şaşırtıcı olmaz. Rusya ise İran’ın yanında duracaktır. Mevcut durumda ABD yönetiminin zaman zaman yaptığı uç çıkışlara karşı İran’la sıcak savaş ihtimali düşüktür fakat AKP-MHP ittifakının iktidarını sürdürmek için yanlış hesaplarla böyle bir çatışmayı başlatma riski vardır. 

Her koşulda böylesi bir savaş sadece AKP-MHP faşizminin değil, bilindik anlamda TC devletinin sonu da olabilir. Gittikçe hararetlenen 3.Dünya savaşı koşulları buna zemin olmaktadır. İngiltere patentli yüzyıl önceki Ortadoğu dengesi aşılmıştır. Bu nedenle birçok olasılık devrededir. Dahası faşist ittifak bu süreci yayılma rüyalarına fırsat olarak görebilir ve tıpkı İttihatçıların 1.Dünya Savaş’ında yaptığı gibi Dimyat’taki pirince giderken evdeki bulgurdan olabilir. Ayrıca Faşist rejimlerin çoğunun savaşla sona erdiği bilinmektedir(Nazi Almanya’sı, Faşist İtalya gibi). Bu nedenle Önderliğin Mayıs 2019’dan bu yana devlet aklına yönelik yaptığı demokratik çözüm çağrılarını bu tehlike üzerinden de ele alabiliriz. Kürt düşmanlığı Türk devletini büyük bir tehlikeye sürükleyebilir ve faşist ittifakın bertaraf etmediği devlet odaklarına bu tehlikeyi görebilirler. Önderlik çağrılarında devlet aklının çözüm kararlılığının ve güçlerinin tartışma konusu olduğunu belirtmektedir.

Faşizm sonrası ihtimaller içinde Kürt halkının ve devrimci demokrat hareketlerin mücadeleleriyle paralel önemli bir olasılık daha vardır. Öncelikle Önderliğin son savunmasında belirtiği ve hala da geçerli olan tespite bakalım:

“AKP’nin hegemonik iktidarı henüz kesinleşmediği gibi, demokratik anayasal bir rejimin kaderi de kesinleşmiş değildir. Her iki olasılıktan hangisinin kesinlik kazanabileceğini hegemonik güçlerle Türkiye’nin demokratik, sosyalist ve Kürdistan’ın demokratik özerklik mücadelesinin durumu belirleyecektir.”

Faşizmin yerini demokratik siyaset ve demokratik müzakere süreciyle devletin demokratik dönüşümüne de bırakabilir. Devlet Kürt soykırımının gerçekleşemeyeceğini Kürt halkını savaşla yenemeyeceğini anladığında bu seçeneğe yönelebilir. Önderliğin ve Kürt özgürlük hareketinin tercihinin bundan yana olduğu bellidir. Fakat bu sürecin gelişebilmesi için karşı tarafta bu yöntemi en azından doğru kabul eden bir aktörün olması gerekmektedir. Devlet içinde bu anlayışta olan bir kesim vardır fakat bu kesimin ne kadar bir özne haline geleceği konusunda soru işaretleri çoktur. Yine bu sürecin başlaması kendiliğinden olmayacaktır. Faşizme karşı demokrasi ittifakı ne kadar gelişir, toplumun değişik kesimlerini antifaşist mücadeleye çekerse devlet o kadar demokrasiye duyarlı hale gelir. Bu noktada TC sisteminin faşist niteliği akıldan hiç çıkmamalıdır. Bu nedenle devletin bu tercihi yapması oldukça güçtür. Çünkü Kürt sorunun çözümü, evrensel hukukun devlette geçerli olması demek tekellerin düzenin bozulması anlamına gelir. Bu açıdan bu demokratik dönüşümüne çeşitli yöntemlerle, komplolarla direnecekleri açıktır. Fakat belirleyici olan demokrasi güçlerinin mücadele kararlılığı, azmi ve direniş olacaktır. Bu direniş devleti bu dönüşüme zorlayabilir.    

Faşizme karşı kesintisiz mücadele eden ve onun iktidarının altını oyan özgürlük hareketi kuşkusuz insanlık dışı bu rejimi yıkmayı hedeflemektedir. Faşizm kazanamamıştır, ama tasfiye de edilmiş değildir. Kürt özgürlük hareketi ve müttefiki olan Türkiye demokratik güçlerinin mücadeleyi yükseltmesiyle ile sadece AKP-MHP rejimini tarihin çöp sayfasına atmakla yetinmeyen TC’nin faşist niteliğini de ortadan kaldıran bir devrim gelişebilir. Bu aynı zamanda örgütlü iradi müdahalenin gerekli yapısal koşullarda ne kadar büyük sonuçlar açığa çıkaracağını da herkese gösterecektir. Faşizmin yıkılışı için gerekli koşullar oluşmuştur, örgütlü irade müdahale de söz konusudur fakat daha ivme kazanmalıdır.  Kürt sorunun çözümü devrimci yöntemle, devrimci halk savaşı ile doğrudan inşa ile çözülmesi Türkiye halklarının on yıllardır biriken devrimci birikiminin de açığa çıkmasını sağlayacaktır. Sadece Kürt halkı değil Türkiye toplumunu çoğunluğu bu rejimin gerçek yüzünü görmüş ve değişim istemektedir. Bu değişim isteğine sosyalistlerin öncülük edebilmesi durumunda faşizmin elindeki tüm zor aygıtlarına karşın devrilebilir. Bu durum aynı zamanda Ortadoğu’nun demokratik dönüşümüne ciddi bir etki yaratacaktır. Devrimler hazır şablonlarla yapılmaz ya da herkesin beklediği anlarda gelişmezler. Devrimci mücadelenin birikimi devrimleri inşa eder. Bu açıdan faşizme karşı birleşik devrim cephesinin mücadelesi büyük atılımı yapabilir. Devrim imkânı yukarda varsayımların hangisi geçerli olursa olsun ciddi bir seçenek olarak halkların önünde durmaktadır.

Kendal BAGOK

önceki yazı:Faşizmin Çöküş Sürecinde Olasılıklar – 1

CEVAP BIRAKIN

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz